Yazılımda Fikri Hakların Korunması

Bugün benim için oldukça gururlu bir gün.  Bilgisayar Mühendisleri Odası‘nın dergisinde “Yazılımda Fikri Hakların Korunması” üzerine makalem yayımlandı.  Bu yazının yayımlanması için aracı olan değerli arkadaşım Harun Doğan’a çok teşekkür ediyorum.

Fikri haklara benim kendi ilgim de Turkcell’de çalıştığım 6.5 yıllık süre boyunca oluştu.  Aslında, Turkcell’de bu konuda benden çok daha deneyimli, çok daha bilgili insanlar da var.  Verda Emiroğlu, Esen Tuna ve Ceren Geçer’in öncülüğünde Turkcell’de gelişen fikri haklar kültüründen ben de nasibimi aldım.  Onlara da ayrı ayrı teşekkür ediyorum.  Bu sene patent komitesinde kendileriyle çalışmaya başlamış olmak benim için büyük bir şans.

Blogumda da bulunsun diye yazının bir kopyasını buraya ekliyorum.  Umarım keyifle okursunuz.  Fikri haklarla ilgili diğer yazılarıma şuradan ulaşabilirsiniz.  Bu arada dergi yine oldukça sıkı bir içeriğe sahip.  İlgiyle okuyacağınıza eminim.  Derginin koordinatörü Fatih Çiftçi’ye hem teşekkür ediyor, hem de kendisini tebrik ediyorum.

Bu arada yazımı yazdığım tarihte kurumların patent sayıları henüz belli değildi.  Turkcell 2014 yılında da yazılım sektörünün şampiyonu oldu.  Ayrıca, Turkcell ilk üçteki yerini de korumaya devam etti.  Ben de bu başarıda, üç patent başvurusuyla pay sahibi olarak oldukça mutluyum.

patentsiralama

Yazılımda Fikri Hakların Korunması

Teknoloji dünyasında rekabet her gün daha sertleşmekte.  Firmalar sürekli yeni ürünler çıkartıyor, yeni özellikler duyuruyor.  Internet erişimimizin hızlanması ve yaygınlaşması ile birçok yeni iş modeli ortaya koyuluyor.  IoT (Internet of Things) ve Bulut Bilişim’in de faydasıyla, var olan modeller de, tekrar günümüz ihtiyaçlarına göre yeniden çözümleniyor.  Bu dinamik piyasada, firmalar da emeklerini koruma altına almak istiyor.  Bu amaçla fikri hakları koruma adına belli temel modeller ortaya koyulmuş.  Bu yazıda bu modellerden ve yazılım sektörüne nasıl uygulanabileceğinden bahsedeceğim.  Daha sonra da Türkiye’nin durumuna bakacağız.

Fikri Hakları Koruma Yöntemleri

Fikri hakları korumanın üç temel yöntemi var: Patent, faydalı model ve endüstriyel tasarım.  Patent ve faydalı modelde bir buluş söz konusu iken, endüstriyel tasarım ürünlerin yeni ve ayırt edici tasarımlarını korumak için kullanılır.  Bir fikrin patente konu olabilmesi için şu özellikleri içermesi gerekiyor.

  • Yenilik
  • Tekniğin bilinen durumunu aşması, buluş basamağı
  • Sanayide uygulanabilir olması

Faydalı model, patentten farklı olarak buluş basamağı içermek zorunda değildir.  Bu bakımdan tekniğin bilinen durumu incelenmez.  Faydalı model var olan tekniğe bir yenilik getirip getirmediği incelenmediğinden daha hızlı bir koruma sağlar.  Patent başvurularında incelemesiz başvuru yapmak da mümkün.

patented

İncelemeli patent      : 20 Yıl

Faydalı model            : 10 yıl

İncelemesiz patent    :  7 yıl

İnceleme döneminde patente konu çözümün dünya üzerinde halka açık olarak uygulamalarının, makalelerinin, duyurusunun olup olmadığı incelenir. İnceleme döneminde başka firmalara da itiraz etmek için bir fırsat söz konusudur.  Sürecin sonunda firma fikri hakkının korumasını tescilletirmiş olur.  Bu bakımdan esas önemli olan başvuruyu yapmaktan da öte tescili alabilmekte.  Patent başvurularında, firmalarda önemli bir yanılgı önce işi yapıp, sonra patent başvurusunu yapmaktadır.  Zira, çözüm hayata geçtikten sonra patent başvurusu yapılamaz, çünkü artık bir buluş basamağı söz konusu olamaz.

tpeTürkiye’de bu konuda yetkili kurum Türk Patent Enstitüsü’dür (TPE).  Patenti aldıktan sonra bu size sadece başvuru yaptığınız ülkede koruma sağlayacaktır.  Başka ülkelerde de koruma istiyorsanız, Türkiye’deki başvurunuzu bu ülkelere başvuruyla taşımanız gerekmektedir.  Herhangi bir fikrin korunması açısından incelemesiz yöntemler tercih edilirse, burada TPE’nin benzer çözümler konusunda korumayı birden fazla firmaya vermesi söz konusu olabilmektedir.  Bu durumlar esas hak sahibi davalarda belli olmaktadır.  Bu bakımdan incelemeli patent tercih edilmeli diye düşünüyorum.

Fikri hakların oldukça geniş bir kullanım yelpazesi bulunmakta.  Fikri hakkınızın kullanımını lisanslayarak ekonomik gelir elde edebilirsiniz.   Başka bir firmanın aynı çözümü kullanmasını engelleyebilir, satışını / hizmetini durdurabilirsiniz.  Ayrıca fikri haklar bir firmanın tıpkı taşınır/taşınmaz malları gibi asset’i (varlığı) sayılır.  Bunları firmalar arası takas edebilir veya satabilirsiniz.  Şirketinizin satışı durumunda da satış değerini arttıracak bir değer olarak düşünebilirsiniz.  Zira, sektörünüze başka şirketlerin girmesini zorlaştıran bir bariyer görevi görürler.

Peki, gelelim yazılım sektörüne.  Patent bir buluşu korur ve yazılım tek başına bir buluş özelliği içermez.  Bu nedenle Türkiye’de sadece yazılımın kendisine patent verilmez.  Amerika’da ise yazılıma patent verilebilir.  Türkiye’de patent başvurusu yaparken yazılım bir sistemin, bir çözümün bir parçası olmak durumundadır.  Bir ihtiyacı karşılamak için tasarlanan çözüm, bileşenlerine kadar parçalanır ve ilişkileri belirtilir.  Bu bileşenler ve ilişkiler bütünü bir sistemi oluşturur ve patente konu olabilir.  Burada odak noktası çözüm olduğundan patent fikriniz bambaşka bir çözümle de gerçekleşebiliyorsa, patentiniz bu çözüme karşı koruma sağlamayacaktır.

Algoritmalar ise teknik bir problemle çözüm getiriyorsa, yenilikçiyse, uygulanabilirse ve aşikâr olarak ortaya koyulabilecek bir çözüm değilse patente konu olabilir.  Algoritmalar dışında kodunuz, ara yüzünüz, görsel öğeleriniz ve bunların ilişkisi otomatikman koruma altındadır.  Bunlar için başvuruya ihtiyaç yoktur.  Dava durumunda ispat sunabilmeniz yeterlidir.

Türkiye’de Patent

Şimdi Türkiye’ye dönelim.  2014’te, yerli şirketler tarafından, 2013’e göre 7.7% oran artışla, 4.875 patent başvurusu yapıldı.  Toplam 12.394 patent başvurusunun 61%’i de yabancı şirketler tarafından yapıldı.

patenttürkiye

En çok başvuru yapan firmalar için 2014 sayıları elimde yok, ama 2013 sayıları ise şöyle.

patentsiralama

Avrupa başvurularında ise Türkiye 23. sıradan, 21. sıraya yükseldi.  Yukarı doğru bir ivme var.  Yine de, Samsung’un Avrupa’da tek başına 2.541 patent başvurusu yaptığı düşünüldüğünde, ülke olarak daha çok çaba göstermemiz gerektiği kesin.  Ülkemizde güçlü ve potansiyeli olan bir ekosistem var.   Ortaya koyduğumuz emeğin korunması ve iyi değerlendirilmesi için bu konuya eğilmemiz gerekmekte.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Post Navigation